“Bekri Mustafa, dalkavuklardan birisiyle konuşurken laf arasında dalkavuk der ki:

- Çok para harcıyorum. Fazla masraf yapmamak için çare nedir?

Bekri  hemen şu karşılığı vermiş.

Bu güç bir şey değil, siz namaz kılmadığınız için imama, başınız kel olduğu için berberbaşıya, her günde ziyafetten ziyafete koştuğunuz için yemeğe para vermezsiniz, böylece masraflarınız kısalmış olur.”

*

 İnsanlar beklemedikleri cevaplar alınca kendilerince halden hale girerler. Bu hallerin en ağırı nefret duygusudur.

 Verilen  yanıttan dalkavuk hoşnut mu olur, yoksa Bekriden nefret mi eder bilemem? Bazı insanların dilinden nefret söylemlerini sık sık duyarsınız.

Toplumdaki insanları, bir birinden uzaklaştırmak için belli düşünce grupları, siyasi söylemlerini nefret duyguları üzerine inşa ederler.

Nefret kolaydır, kolaycılıktır. Ancak afetmek zordur, güçtür. Vatandaşın gururu incinir af ederse, efeliğine dokunur. Asıl olan güç olanı başarmaktır. İnsanlığın en büyük başarısı, güçlüklere tutunarak erdemi ve fazileti yakalayabilmesidir.

Yaşamımızda zorluklar olmasaydı, başarıda olmazdı diyor aklı erenler. Zorluklar insanın gücünü deneyimini artırır, gelecekteki başarılara yeni temel oluşturur.

Her şeyi(bilgiyi) google dededen okuyup öğrenebilirsiniz. İstediğiniz bilgi sahibi olabilir, kendinizi bilgin ilan edebilirsiniz.

Günümüz insanının temel özelliği herkes her şeyi biliyor, ama ancak ve lakin bildiklerini sevmediği için, ne bildiğini de bilemiyor. Ve bildiklerinden hiç bir şey anlayamıyor. Bilgiyi ancak; severek okur ve seçerseniz anlayabilirsiniz.

 NİETZSCHE diyor ki:” Her şeyden bir parça bilmektense, tek şeyi tam bilmek iyidir..” önermesi dikkatimi çekti not aldım.

“EYLÜL SERİNLİĞİ

Eylül sabahlarının serinliğini

yaprakların serinliğini

Ciğerlerime dolduruyorum

Sessizlik ve serinlik

Birleşiyor

Yıkanmış güvercinler

Ve çok uzak bir tren sesi

Her zaman yeniden başlamak duygusu

Doğuyor içimde

Her uyanışımda

Düşmanlarımı bağışlıyorum

Daha çok seviyorum dostlarımı

Her uyanışımda

Eylül sabahı serinliğini

Yaprakların serinliğini

Ciğerlerime dolduruyorum.” Ataol Berhamoğlu

*

Yaşam her türlü zorluklarına karşın yaşanılası bir kavramdır. İnsanın kendi kendini zehirleyen, yaşamı çek,lmez duruma sokan nefret içerikli duygular,sözler, davranışlar ve beklenmedikolgular;

Tıpkı ağacın meyvesine, dallarına, gövdesine dadanan    kurtçuklara, böceklere, çam ağacının yapraklarını tüketen tırtıllara benzer. İnsanın, duygu, düşünce ve yaşam alanındaki çalışmalarına olumsuz etkiler yaratır. İnsana mutsuzluk, bedbinlik, bedbahtlık ve karamsarlık duyguları yükler. Yaşadığı ortamı nefret eder konuma getirir.

İnsani değerlerin zehiri olan nefret, aynı zamanda insanlığında  düşmanıdır. Nefret duygusunu körükleyenler insanlık suçu işlediklerinin bilerek ve kasıtlı olarak topluma nefret tohumları ekmeleri kendilerini de bir gün zehirleyeceklerini bilmelidirler.

Tüm dünyada nefret söylemleri bir insanlık suçudur. Nefreti siyasi bir araç olarak kullanan toplum mühendisliği uzmanları, insanlığa en büyük  zararı vermektedirler. Nefret duygularını pazarlayanlar, toplumda kin,nefret yoluyla toplumun çözülüp dağılmasına ve böl parçala siyasetine hizmet eder.

Bu durum toplumu oluşturan bireyleri güven bunalımına iterek, toplumsal huzursuzlukların artnasına neden olur.

Günümüzde toplumlar; tencere içinde kaynayan, kızaran, haşlanan besinlere benzerler. Kaynama ve pişme noktasının sonrası, yanma, kömürleşme, hacim genişlemesi sonrası taşmaya benzer. Kin, nefret,aşağıalama, iteleme, öteleme, ayrışıma hizmet eden davranış ve eylemlerdir. Bu duyguların panzehiri FAZİLETTİR.

Anayasaların başlangıç ilkeri arasındaen önde gelen;T”OPLUMUN HUZURU, BARIŞI, ÖZGÜRLÜĞÜ VE REFAH İÇİNDE...” yaşamalarına hizmeti esas alırlar.  Bu esasların gerçekleşmesi için; eşit katılım, eşit katlanma ve eşit paylaşım şartı gerçekleştiğinde FAZİLETLİ BİR GÖREV yapılmış olur.

 Bekri”ye akıl danışan dalkavuk, her şeytaniliğe aklı eriyor ama bir bakalım, Bekri kime sinkaf çekecek diye nabız yoklayanlar dan.

Şu günlerde yakınanlara bakarak sakın yanılmayınız. Vatandaş mutlu mesut bahtiyar. Nereden çıktı bu söz  be ihtiyar diye sitem edebilirsiniz. Çok tanıdıklarımdan önekler verebilirim. İnsanları deşifre etmek, nefret tohumları ekmeye benzer. Dün yiyecek ekmeğe muhtaç vatandaşa bakıyorum altında SUV otomobiller içindeler,  kara gözlükler, elinde ayfon(ısırık elmalı) bilmem kaç serisi. Adama hadi canım sende deyi verir erenler * İ D U R A K İ *.

“EN BÜYÜK FAZİLET CUMHURİYETTİR...”

Cumhuriyetin anlam ve önemini kavrayamayanlar, komşu ülkelerimize bir baksınlar, izlesinler olup bitenleri.  

Sevgilerimle....