Yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) ile ilgili hemen her gün Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, uyarılarda bulunarak yazılı açıklama yapıyor.

Bu açıklamalar vatandaşa ulaşması için basına servis ediliyor.

Uyarı üstüne uyarı geliyor.

Vali bey vaka artışına dikkat çekip salgınla mücadelede çağrıda bulunuyor amma sadece vatandaşı ve sanırım esnafı uyarıyor.

Yoksa bu bitmek bilmeyen siyasi etkinlikler, açılışlar, ziyaretler hatta düğün kalabalığındaki siyasi kongreler hala devam etmezdi.

Balıkesir’de sadece Altıeylül ilçesinde 4 kırsal mahalle karantina altında.

Yakupköy, Aslıhantepecik, Paşaköy ve Köylüköy’de karantina uygulanıyor.

Bu kırsal mahallelere giriş çıkış yasak.

Karantina altındaki köylerde yaşayanlar günlerce işine gidemeyecek.

Köy kahvesi ve camisi karantina süresi zarfında kapalı oluyor.

Hiçbir etkinliğe izin verilmediği gibi sadece sağlık ve tarım (üretim) sebeplerinden giriş ve çıkışlara izin verilmekte.

Salgınla mücadelede tüm hızıyla sürüyor.

Koronavirüs artık dibimizde.

Amcaoğlu, teyze, karşı komşu derken salgın aldı başını gidiyor.

Şehir efsanesi gibi herkes Atatürk Şehir Hastanesinde boş yatak kalmadı, yer gök hasta diye dedikodu yapıyor.

Hoş bu kadar dolu olmasa da ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali vaka sayısındaki artışın herkes farkında.

Hal böyleyken maske, mesafe, hijyen, tedbir ve kuralların önemi iki kat artıyor.

Fabrikada ve toplu çalışma alanlarında hem vaka hem vaka ile temaslı oldukları gerekçesiyle karantinada olan onlarca kişi sayabilirim size.

Düğünlerde kısıtlama var.

Eğlence mekanları neredeyse bir yıldır kapalı.

Kahvehanelerde oyun yasak.

Kamu kurumlarında etkinlikler yasak.

Tüm bunlara rağmen  İçişleri Bakanlığı yasağı olmasına rağmen halı saha turnuvası düzenleyen Belediye mi arasın, etkinlik üstüne etkinlik yapan belediye mi?

Kapı kadı gezip günlük programlar yapan milletvekilimi istersin.

Hepsi Balıkesir’de mevcut.

Eğer salgınla ilgili sürü psikolojisi uygulanıyorsa bence bir sorun yok.

Ama o zaman uyarı yapmaya ne gerek var anlamış değilim.

Bir örnekte 29 Ekim kutlamalarından.

Size bu satırlardan Cumhuriyetin önemini tek tek anlatacak değilim.

Cumhuriyet bayramını kutlamayalım diyecek de değilim.

Amma bana göre salgınla mücadelede had safhaya ulaşılmış şu günlerde bu kadar yoğun bir programına ihtiyaç var mı tartışmaya açık!

Araç konvoyu, bisiklet turu üstüne fener alayı!

Allahtan kimin aklına geldi bilinmez Büyükşehir Belediyesi Korosu konseri online olarak planlamış.

Olmuşken konserde vatandaş katılımlı olsa olurdu.

Bir yandan Koronavirüs ile diğer yandan ekonomi ile mücadele can sıkmaya başladı.

Sağlık mı? ekonomi mi? tartışmaları içinden ekonomi sesleri daha fazla yükseliyor olsa gerek.

Çünkü yaşam ve süreç toplumun böyle inanmasına neden oluyor.

Benden söylemesi ekonomi salgın geçince 3-5 aya bilemedin 3-5 yıla düzelir.

Ama gidenin geri geldiğini ne duydum ne gördüm.

Bence vali bey pandemi konusunda çağrı niteliğindeki uyarıları yapmamalı ya da artık yumruğunu masaya vurup belediye ve siyasilerin hastalık yayan etkinliklerini durdurmalı.

Yoksa yakında kimse uyarılarını dikkate almaz. 

Saygılarımla.