Türkiye’de olunabilinecek en zor mesleklerden birisi sanırım ekonomist olmak.

Çünkü ne söyleseniz inandırıcı olmaz.

Toplum olarak duygusal ve sıcak kanlı insanlarız.

Bu konu ekonomiye ise kırılgan ve değişken olarak yansımış.

Dün altın tarihi zirve yaparken, Maliye Bakanı istifa ettiği için döviz tarihi düşüş yaşıyor.

Nedense ekonomide hep tarihi yükseliş tarihi gerileyiş yaşanır.

Sanırım tarihi deyince okuyucu kitlesi artıyor.

Neyse biz ekonomimize dönelim.

Virgülden sonra atılan rakamlar kadar kırılgan bir ekonomi.

Koronavirüs özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri kötü etkiledi.

Türkiye süreçten en az etkilenen ülke gibi görünse de çarşı-pazar ve vatandaşın cebine giren daha doğrusu yükselen fiyatlarla vatandaşın cebinde kalan para aynı şeyi söylemiyor.

Bugün son olarak faizde yaşanan gelişme dikkatleri yeniden ekonominin üzerine çekti.

Merkez Bankası, politika faizini 4,75 puan artırarak yüzde 15'e yükseltti.

Merkez Bankası, tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar verdi.

Kararla birlikte dolar/TL, 7,50'ye kadar çekildi. Euro/TL ise 8,90 liraya geriledi.

Gelen ilk tepkinin ardından yükselen dolar/TL 7,57'nin hemen üzerinde dengelendi. Euro/TL ise 9,00 lira civarında tutunmaya çalışıyor.

Karardan hemen önce dolar/TL 7,69'un üzerinde seyrederken euro/TL 9,10'lu seviyelerdeydi.

Yani günü gününe tutmayan pardon saati saatine pardon dakikası dakikasını tutmayan bir dalgalı ekonomiden bahsediyorum.

Oysa yasaklar hayatımıza yarın geri dönecek.

Daha esnafın sıkıntısı artmadı bile.

Söyledim ya ülkede en zor meslek ekonomist olmak.

Ben bu işin içinden çıkamıyorum.

Yatırımcıya Allah kolaylık versin.

Ben sadece cebimden kalan para üzerinden konuşuyorum.

Bu kış koronavirüsün de etkisiyle sandığınızdan ve sandığımdan daha zor geçecek.  

Saygılarımla.