Geçtiğimiz aylarda dolar kuru ile birlikte artışa geçen telefon fiyatları şu anda el yakıyor.

Kasım ayında doların zirve yapmasıyla birlikte gün içinde saat saat zamlanan telefon fiyatlarındaki istikrar ne yazık ki dolar düşüşe geçtiğinde aynı oranda inişe geçmedi.

6 Kasım 2020 tarihi kuruyla (8,52 $) 7 bin 400 liradan satılan bir cep telefonu bugün kü kurda (6,96 $ ) 7 bin 369 liradan satılıyor.

Biraz daha geçmişe gidersek mesela 7 Mayıs tarihine dolar kuru 7,10 olmasına rağmen bu cihaz 6 bin 845 liradan satıldığını görmekteyiz kur artışıyla birlikte artışa geçen fiyat kur düşüşüyle sabit kalmış ne yazık ki.

Ve ne maalesef bu durum bir markaya özel bir durum da değil.

Başka bir markanın başka bir model telefonunu ele aldığımızda 6 Kasım’da  3 bin 799 liradan satışta olan bu ürünün günümüzde 3 bin 600 lira gibi bir fiyattan 7 Mayıs da ise 3 bin 100 liradan  satılıyor olması ne yazık ki içler acısı.

Gene aynı tablo kur artarken fiyat artıyor sonra kur eski haline dönerken fiyatlar geri gelmiyor.

Günümüzde zaten yüksek fiyatlara satılan bu ürünleri asgari ücretliler veya öğrenciler olarak almak yeterince zor değilmiş gibi bir de firmaların aç gözlülüğüne maruz kalmaktayız.

İnsanların telefon almak için artık kredi çekmek zorunda kaldığı, ikinci el araç fiyatlarına telefonlar satıldığı bir dönemde firmaların bu açgözlülükleri ne yazık ki vatandaş olarak hepimizi derinden üzüyor.

Fiyat artışına bahane olarak gösterilen nedenler ortadan kalktığında fiyatlar neden düşmüyor sorusu insanın aklından çıkmıyor.

Acaba bu zamların yağ, yumurta, et kadar konuşulmamasının sebebi artık cebinde akıllı telefon olan insanların zengin kabul edilmesi mi diye düşünmüyor da değilim.

Günümüzde beslenmek bir temel ihtiyaç da iletişim kurmak, online derse katılmak veya  haberleri takip etmek bizim için neden lüks?

Teknoloji çağındayız deyip teknolojiye ulaşmanın bu kadar zor olması oldukça üzücü bir durum.