Sadece takvim de sayfalar değişiyor.

Yaşananlar şekil değiştirerek zamana ayak uyduruyor.

Anlatacağım yaşam gerçek bir yaşanmışlık....

 

Adını anmayı ne çok isterdim.

Ama maalesef toplum olarak tacizciyi haklı,tacize maruz kalanı suçladığımız bir toplum da adını saklı tutacağım.

 

Abartısız köyünün en güzel kızıydı.Henüz ondört yaşın da. Çocuktu.Kaçırılıp tecavüze uğramıştı.Tecavüz edenler amcası ve köyün korucularıydı.

 

Ölmedi ....!

Yaşadı da diyemeyiz.Ama artık hem aklını hem sesini kaybetti.Bir daha konuşmadı.O günden sonra ne kadın,  ne çocuk  hiç kimseye dokunmadı dokunamadı.

 

Taki bir gece olayları hatırlayıp  cinnet geçirdiğin de amcasını babasını ve iki kişiyi daha öldürüp kendi canına kıyana kadar...

 

Görmezden gelinen toplumun kangren olmuş bir yarasıdır taciz ve tecavüzler...

 

Emin olun ki çoğu tecavüz mağduru ,yaşadığı olayı anlatamıyor......

Kaç çocuk kaç kadın ölmeli,öldürülmeli ki seslerini duyabilelim.

 

Yasalar ağırlaştırılmadıkça ve her afta bu suçlular dışarı salıverildikçe arkası gelmez.

 

Bir tecavüz suçlusunu mahkumlar cezalandırırsa eğer, bu adalet olmaz.

 Bir çocuk tacizcisini serbest bırakırsanız yine aynı eylemi yapacaktır.

Çünkü bunlar hastalıklı bir birey.

 

Her zaman dile getirdiğim gibi sorunun temeline inmek ve çözümü orada aramak gerekli...

 

Size küçük bir örnek vermek istiyorum.

Henüz on altı yaşın da bir ergen.Ve hapishane de diğer mahkumlar öldüresiye  dayak  atıyorlar.Ve çocuk(çocuk diyorum henüz o da bir çocuk).Neden dövüyorsunuz beni diye feryat ediyor.Mahkumlardan birisi kendi koz kardeşini taciz ettiğin için buradasın.Çocuğun cevabı çok acı bir o kadar da can alıcı.Yanlış bir şey olsaydı yıllarca babam neden bana aynı şeyi yapsın....

 

Yani demem o ki sorun temel de.Yanlış ahlak ve din bilgisin de.