Herkesin dilinde 2020 yılı adeta lanetli bir yıl olarak konuşulmakta.

Ölümcül salgın hastalık, tren kazası, uçak kazası, yıldırım düşmesi, seller, depremler hepsi 2020 yılının laneti.

Binlerce insan bu felaketlerde hayatın kaybetti.

Fakat 2020 yılı için bir Oscar ödülü verecek olsam, sağlıkçılar ile arama kurtarma ekiplerine verirdim.

Eminim ki yıllar geçse de Koronavirüs ile savaşın başladığı ilk günden buyana sağlıkçıların en ön saftaki mücadelesini kimse unutmayacaktır.

Doktorun, hemşirenin veya sağlık alanındaki her bir çalışan bireyin bu dönemdeki çabalarını ayakta alkışlıyor ve önlerinde saygı ile eğiliyorum.

“Sağlıkçıları işi bu bunun için para alıyor. Örneğin asker olanlarda ölümle burun buruna ama bu mesleği bilerek ve isteyerek seçiyor” diyen çok sayıda insan var.

Ama ben onlara katılmıyorum.

Kendi hayatını hiçe sayarak başkasının hayatını kurtarmaya çalışmak manevi ve aynı zamanda önemli bir olay.

Bu bağlamda değeri bu dönemde daha iyi anlaşılan sağlıkçıların rabbim ayağına taş değdirmesin.

Yine İzmir depremi sonrası varlığının önemini daha iyi hissettiğimiz arama kurtarma ekipleri 2020 yılının en önemli isimleri.

İtfaiyeciler, AFAD, JAK ve adını bile bilmediğim birçok arama kurtarma ekibi İzmir depreminde onlarca canı birçok çocuğu ve bebeği tonlarca ağırlığın altındaki binaların altından kurtardılar.

Elif ve Ayda bebek gibi yüreklerindeki güzellikleri yüzlerine vuran minik ellerin göçük altından çıkarılmasını sevinç gözyaşları içinde izleyen Türkiye’nin unutmayacağı söylemek isterim.

Türk sağlık çalışanları ve arama kurtarma ekiplerimiz bu bağlamda 2020 yılının kahramanlarıdır.

Onların varlığı bizlere güven vermekte.

Yaptıkları mesleğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu birçoğumuz bu dönemde daha iyi gördük ve anladık.

Herkes ve her şey için onlara bir kez daha teşekkür ederim.

İyi ki varsınız.

Saygılarımla.