Bugün o üzüntülü günlerimizden biri.

Acımız büyük.

Sevdiğim, ağabeyim, değerli meslektaşım Otağ Fırıncıoğulları, geçirdiği kalp krizi sonrası yaklaşık 1 aydır tedavi gördüğü hastanede yaşama gözlerini yaşama yumdu.

Bu ölüm bir yanıyla bana hayatın ne kadar boş olduğunu hatırlattı.

Gereksiz küsmeler, kalp kırmalar hep boş işler.

Ölüm aniden gelir.

Bazen vedalaşamaz bile insan sevdikleriyle.

Daha şimdiden bir özlem var içimde.

Bazı insanlardan bahsederken “Ölüm ona hiç yakışmadı” derler ya, işte o insanlardan birisiydi Otağ Fırıncıoğulları.

Gerçi ölüm kime yakışır ki, öylesine soğuk ki ölümün kendisi.

***

Otağ ağabey iyi bir insandı.

Çabuk sinirlenir, kimi zaman kalp kırardı.

Kendi doğruları vardı.

Çalışmaktan kaçmaz, yorulmak neydi pek bilmezdi.

Sahada çalışan bu şehirdeki ender dürüst gazetecilerden birisiydi.

İşini hep severek yapardı.

Tam bir emekçiydi.

Kendisiyle epey bir mesaimiz oldu.

Birçok eyleme katılıp mesleğimizi icra ettik.

Bakan takibi, hatta Cumhurbaşkanı takibi yaptık.

Farklı ajanslarda çalışmamıza rağmen birbirimizi atlatmak yerine birbirimizle haber, fotoğraf verdik, bilgi paylaşımı içinde olduk.

Hala whatsap gruplarında kayıtlı.

Sanki yazdığım, sorduğum bir soruya cevap verecekmiş gibi geliyor.

Balıkesir’de neredeyse herkes onu tanır ve bilir.

Spordan sanata, siyasilerden sendikacılara kadar birçok kişi aradı, başsağlığı diledi.

Herkesin onunla büyük, küçük bir anısı vardır.

Otağ Fırıncıoğlları’nın vefatı sevenlerini yasa boğdu.

Bu zamansız ayrılış karşısında şaşkınlık ve çaresizlik var.

Mekânın cennet olsun güzel insan!