Kıdem tazminatı bir işçi için Çanakkale’dir.

Bilirsiniz Çanakkale’de geçilmez.

Kıdem tazminatı; Kanunda gösterilen fesih hallerinde en az bir yıllık kıdeme sahip işçiye veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerine işveren tarafından kanun gereği ödenmesi icap eden , miktarı işçinin kıdemine ve son brüt kazancına göre belirlenen bir miktar paradır.

Hükümetin son yıllarda fon çalışmaları ile tazminat konusuna yeni bir boyut kazandırmak isteniyor.

Tazminat konusu ne kerametse genelde ülke gündeminin değişmesi gerektiği dönemlerde ortaya atılıverir.

Yok komisyonda görüşülür yok taslak hazırlanır yok hazırlanan tasarı geri çekilir.

Sonuç itibariyle mesele tazminat olunca hep Araf’ta kalır.

Kıdem tazminatı konusu alın teri, emeğin karşılığı olduğu için her zaman güncel bir konudur.

İşçi haklı olarak bu haktan vaz geçmek istemediği gibi hak üzerinde yeni bir düzenleme o olursa ancak bu şekilde alırsın, bu olursa ancak bu şekilde ödenir gibi bir çalışmayı da kabul etmemektedir.

Fon konusu da işçi ve sendikaya iyi anlatılmadığı kanısındayım.

Herkes kıdem tazminatı fona devredilirse belirli koşullarda bu parayı ancak alabileceğini biliyor.

Anlatanlarda böyle anlatıyor.

Bir kesimin anlatmasına göre de çalıştığın yıl karşılığı tazminatın fonda birikecek, sadece ev almak yada benzeri ihtiyaçlar karşılığında sana ödenecek.

Demem o ki epey bir de bilgi kirliliği söz konusu.

Geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilerin kıdem tazminatı hakkını, birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı bir sisteme bağlamak istediklerini söyledi ve bu doğrultuda çalışmalar yapıldığını belirti.

Kıdem tazminatı önemli bir konu.

Fakat pandemi dönemi içindeyiz.

Kıdem tazminatından daha önemli bir konu var ki işsizlik.

TÜİK’te işsizliğin arttığını rakamlar ile bize göstermekte.

Ekonomik olarak zor günlerden geçiyoruz.

Ülke olarak kısa sürede toparlanıp ayağa kalkmamız gerekiyor.

Önümüz kış.

Tavsiyem herkes yorganını ayağına göre uzatsın.

Saygılarımla.