Geçen haftaki yazımda “Kenevir” bitkisinin önemi ve yararlarını sizinle paylaşmıştın.

Ve daha önceleri ülkemiz ekilirken neden yasaklandı sorusunu sormuş ve beyin fırtınası yapadurmanızı salık vermiştim. Ülkemizin pek çok yöresinde olduğu gibi Balıkesir çevresinde ekilen (Afyon Kobağı) “Haşhaş” ekiminin yasaklanmasının altında dış güçlerin ürettiği bahaneler dışında onların çıkar ve menfaatleri söz konusu idi. Rahmetli Karaoğlumuz Bülent ECEVİT, başbakanlığı döneminde bu isteğe karşı durdu. “Haşhaşı ülkemde ektireceğim ve kontrol edeceğim, bir sorun olursa ben çözeceğim!” diye kazan kaldırmış ve başarılı da olmuştu. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun inşallah. Yine güncel bir durum söz konusu; Cumhurbaşkanımız ERDOĞAN’ın geçtiğimiz günlerde gündeme taşıdığı ve “Yeniden Kenevir Ekeceğiz. Eskiden Rize’de ekilirdi”… Dediği kenevir yasağının ucunda kimler ve neden vardır? Buyurun araştırmamı birlikte paylaşalım.    

         Bana sorarsanız, ağa-babaları böyle istediler derim. Çünkü kimlerdi bu ağa-babaları? Kimler!.. Evet, “Baş Aktör” Rockefeller! İdi. Bu adam kimdir ve neden mi? Dünya ekonomisinde oldukça nüfuzlu bir konuma sahip bir isim olarak görülen, Amerikan kapitalizmi ile özdeşleşmiş şahısların başında gelir ve aslen Yahudi bir iş adamı…Peki günümüz dünyasında kenevir ekiminin yasaklanma sebebi ve kenevir bitkisi üzerinde oynanan oyun neydi? Kim ne yapmak istiyordu? Kimin ne çıkarı vardı? Bu sorulara da yanıt arayalım istiyorum.

İşte o soruların yanıtı… W. R. Hearst, 1900’lü yıllarda Amerika’da gazete ile dergilerin ve medyanın sahibiydi. Bir eyaletten diğer eyalete uzanan hektarlarca geniş ormanları vardı ve de kâğıt üretimi yapıyordu. Eğer kenevir bitkisinden kâğıt imal edilirse, milyon dolarlarını kaybedebilirdi. Rockefeller de dünyanın en zenginlerinin ilk sıralarındaydı ve petrol şirketleri vardı. Kenevir yağı da bio yakıt olarak eğer kullanılırsa Rockefeller’in petrol gelirlerinde geri sayım başlayacak ve milyon dolarları yavaş yavaş eriyecekti. Ve o nedenlerle de kenevir ekiminin en büyük ikinci düşmanıydı. Çünkü Rockefeller, Mellon ile Dupont Petrol Şirketleri’nin ana hissedarıydı ve de petrol ürünlerinden plastik üretmek için patent sahibiydi. Kenevir endüstrisi O’nun pazarını tehdit ediyordu.

Sonra ise Mellon, ABD Başkanı Hoover’ın hazine bakanı oldu. Yukarıda bahsettiğim büyük isimler yaptıkları toplantılarda, kenevirin kendi çıkarlarına düşman bir bitki türü olduğuna karar verdiler ve o bitki türünün ekilmesi ile yetiştirilmesi ve yararlanılmasına son vermek için gerekli önlemleri alarak dünya çapında uygulamaya başladılar. Medya aracılığıyla, “marihuana” sözcüğüyle birlikte kenevir bitkisini, zehirli bir uyuşturucu olarak insanların beyinlerine kazıdılar. Böylelikle; Kenevir’den yapılan ilaçlar piyasadan geri çekildi. Bunun yerini bu gün kullandığımız kimyasal ilaçlar aldı ve kâğıt üretimi için ormanlar katledildi ve de katledilmeye devam ediliyor.

-Bir dönümlük kenevir 25 dönümlük orman kadar oksijen üretiyor.

-Kenevir bitkisinden yapılan sabunlar ile kozmetik ürünleri suyu asla kirletmez; Yani tamamen doğa dostudur.

-Kenevirin üretim maliyeti soya fasulyesinden bile daha ucuzdur. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilaçlarına da hiçbir ihtiyaç duymayan bitki türüdür.

-Kenevir bitkisinden imal edilen tekstil ürünleri yaygınlaşırsa, tarım ilacı sektörü tamamen ortadan kalkabilir

Tarım ilaçları ile zehirlenme olayları ve kanser vakaları çokça arttı günümüzde. Ve derken dünyamızı plastik çöplerle ve zararlı atıklarla donattık… Şimdi ise Tarım ile Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın PAKDEMİRLİ, 19 ilimizde kenevir üretimine izin verdiklerini belirterek, “Cumhurbaşkanımız kenevir bitkisinin üretimiyle ilgili önemli konulardan bahsetti. Kenevir üretimini artırmak için çalışmalar yapacağız” şeklindeki çıkışları ülkemiz çıkarlarının korunmasındaki dik duruşunu gösterdi. Şimdi anlayabildik mi? Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip ERDOĞAN’ın “KENEVİR EKECEĞİZ” diyerek kimlere savaş açtığını? Açıkçası Cumhurbaşkanının nerede olursa olsun Türkiye’mizin ayağına takılan prangaları söküp atmak için mücadele ediyor… Kenevir Savaşı da işte bu prangalardan biridir… Diye düşünüyorum.