Koronavirüs hayatı altüst etti.

Yaklaşık 50 gündür evlerdeyiz.

Son zamanlarda en çok konuşulan kavramlardan biri olan İzolasyon oldu.

Sosyal izolasyon, grip ve tüberküloz gibi havadan bulaşan hastalıkların yayılmasının önüne geçmek için kişinin kendini toplumdan kısmi veya tamamen uzaklaştırmasıdır.

Sosyal izolasyonda okul, festival, toplu taşıma araçlarının, bankaların ve marketlerin kapanışları gibi uygulamalar yapılır.

Bireysel olarak kendinizi izole ettiğinizde ise evden çıkmıyor, egzersiz yapıyor işe, kamusal alanlara gerekmedikçe markete dahi gitmiyorsunuz.

Bu süreçte mecbur kalırlarsa ev dışında her türlü sosyal teması minimuma indirmeye özen gösteriyorsunuz.

Sosyal medyada son günlerde birde ev içi izolasyon şaka yollu anlatılıyor.

Örneğin evde yaşayanlar ile araya mesafe koyuluyor.

Uzaktan iletişim kuruluyor.

Farklı odalarda yemek yeniyor.

Tabi bu işin şakası.

Ama virüsün en etkili olduğu ülkelerin başında gelen İtalya’da bezer bir ev içi izolasyonu uygulanmıştı.

Ölüm oranları yükselince İtalya’da uzmanlar evde maske takılmasını gerekmedikçe apartman boşluğuna bile çıkılmaması konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Sokakta bile maske takmak insana zor geliyor.

Birde bütün gün evde taktığınızı düşünün.

Evde yaşayanlar ile virüs nedeniyle mesafeli olduğunuzu.

Her şey bir yana.

Zor bir süreçten geçiyoruz.

Toplum olarak her bir bireyin taşın altına elini koyması gerekiyor.

Bu dönemde en ön safta virüsle savaşan sağlıkçılarımıza başarı ve sağlık diliyorum.

İstanbul’da hastane önlerinde çalışan taksiler sağlıkçılara bedava olmuş.

Bu uygulamayı desteklediğimi ve taksilere ayrıca teşekkür etmek istediğimi belirtmek isterim.

İşte toplumun tüm kesimleri duyarlı ve istekli olursa bu savaşı daha kolay kazanırız.

Saygılarımla.