Dünyayı vuran binlerce can alan koronavirüs (Covid-19) tüm bunlar yetmezmiş gibi ekonomileri kötü etkilemeye devam ediyor.

Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler bu salgın hastalıkla mücadele sırasında ekonomilerini ayakta tutmak için teşvik ve çeşitli ekonomik paketler açıklasa da sürecin uzaması en çok küçük esnaf ve sanatkarı zora soktu.

Bir süre önce çiçek yağına gelen zam ardından çok proteini barındıran yumurtanın yükselişi derken bugünde kırmızı et önemli sayılacak bir oranda zamlandı.

Gıda fiyatlarındaki artış tüketiciyi ise olumsuz etkiliyor.

Bilindiği üzere hükümet girdi maliyetlerindeki artış bahanesiyle fahiş zam yapan firmalara karşı topyekûn mücadele başlatmıştı.

Ne var ki ülkemizdeki denetim mekanizması ne kadar işlediğini sizlerin takdirine bırakıyorum.

Üretici diğer bir adıyla besici de kendisine göre haklı.

Yem fiyatları arttı.

Lokantalar kapandı.

Pandemi besici de vurdu.

Yaşanan sıkıntılar döndü dolaştı parasal anlamda fiyat artışı halka kadar yansıdı.

Karkas et fiyatı yükseldi.

Sürecin ise yarın nereye gideceği belli.

Salgınla mücadele süreç uzarsa beklenti KDV’nin yüzde 1’e çekilmesinden yana.

Özellikle temel gıda ürünlerinde fiyat artışı çeşitli tehlikelere neden olabiliyor.

İnsanlar cebindeki paraya bakıyor.

Gerçek ekonomi çarşı-pazarda.

Zaten iş yeri kapalı yada kısa çalışma ödeneği ile geçimini şu günlerde zorla sağlayan vatandaşa kolaylık sağlanmalı.

Bu noktada hükümetin gerekli denetim mekanizmalarını çalıştırması yanı sıra taşın altına elini koyması gerekiyor diye düşünüyorum.

Saygılarımla.