Ekin kavramı, buğdaygiller ailesinin gene adı olarak bilinir ve söylenir. Arpa, buğday, çavdar bikilerini akst edilir. Bir diğer anlamıyla; toplumsal kültür. Her toplumun kendilerine özgü yaşam biçimlerine de bu isimle anıldığı olur. Toplumun yaşam biçimlerinin şekillenmesinde; aile, okul, sokak ve ve öğretmen etkindir. İçinde bulunduğumuz; sosyal, ekonomik, kültürel, akademik çevrelerin insana kattığı değerler, ayrı bir ekinler olarak alabiliriz.

Eğitim - öğretim açısından ele aldığımızda: işin anlam boyutları değişir.

Bilge Konfiçyus, ve kendi ekin kaynaklarımızdan örnekleyelim.

*** “ BİR YIL SONRASINI DÜŞÜNÜYORSAN BUĞDAY EK, ON YIL SONRASINI DÜŞÜNÜYORSAN AĞAÇ DİK, YÜZYIL SONRASINI DÜŞÜNÜYORSAN İNSANINI EĞİT...”diyor Konfisyus

***” KÖTÜYE YORMAK, ENDİŞELENMEK, İNSANI HİÇ BİR HASTALIĞI YOKKEN, HASTA EDER...” diyor Mevlana

 Konu eğitim olunca; herkes eğitim uzmanı kesliyor. Düşünen insan endişelenir,kuşkulanır. Endişe vekuşku bilimin temelidir. Ama ancak; aşrı kuşku ve endişe insana zarar verir.

***”Çocuklarınıza hiç bir şey bilmiyor, okumuyor, yazmıyor, bu çocuk adam olmayacak diye endişelenmeyiniz. O nasıl olsa; size benzeyecektir...” diyor üstad İBN İ HALDUN.

***” Erkek, babadan öğrenir saban kurmayı, bıyık burmayı. Kız anadan öğrenir sofra kurmayı...” “Anasına bak kızını, kenarına bak bezini...”Anonim

 Konumuz dağıtmadan toplayalım

EĞİTİM ŞART MI?  - ŞART.

NASIL BİR EĞİTİM DİYORSANIZ? Bu konuda Eğitim bilimleri devreye girer.Bilimsel konuda yetkin, etkin, ulusal karekterde bir eğitim sistemi oluşturmadan sorumludurlar. Günlük, aylık, yıllık, iktidar dönemlerince eğitim ve öğretim planlaması olmaz.50-100 yıllık toplum eğitim hedefleri belirlenir. Her iktidar değiştiğinde, hedefler değişirse o toplum çökmeye yok olmaya  mahkümdur.

 YAŞADIĞIMIZ SALGIN KOŞULLARINDA; yüz yüze mi? Uzaktan mı? Olacak zaman ve zemin içinde, aksaklılkları telafi yöntemleriyle giderilebilecek bir eğitim sistemi benimsenerek sorunlar çözülebilir.

Üstad Prof.Dr. Üstün Dökmen’den;” Uzaktan eğitimle öğrenci bazı bilgileri öğrene bilir, fakat okul ortamının sağlayacağı kişilik gelişiminin ve sosyalleşmenin uzaktan uzağa gelişmesi mümkün değildir.

OKUL DA BİR YAŞAM TARZI DA EDİNİR...” diyor.

İnsan, yer yüzünün yaratıklarının içinde en şanslı bir varlıktır. Yaratılış itibarıyla insanın kendisine bahşedilen AKILveDÜŞÜNME GÜCÜ vardır. Bu yetileriyle, her türlü  engeli aşabilme gücü kendinde saklıdır.

Psikolog akadaşım uzaklardan aktardı. Paylaşmamda  yarar var diye düşünyorum.

“ GÜNLERDEN BİR GÜN,krala iki harika şahir hediye edilir. Kral bu zamana kadar böyle ihtişamlı şahin görmemiştir. Bu değerli kuşları eğitmesi için bir şahin eğitici çağırır.

Aylar geçer şahinlerden birisi gökyüzünde asil bir şekilde süsülerek uçuyor.

Ancak diğer şahin üzerinde bulunduğu daldan geldiği günden beri bir türlü ayrılmıyordur.

Bunun üzerine Kral, ülkedeki bir çok şahin eğiticisi seferber eder  ama hiç bireğitici  şahini uçurmayı başaramaz.

Ülkede  denenmemiş tek bir şahin eğitimcisi kalmıştır. Sonunda kralın emriyle eğitici saraya getirilir. Ve çalışmaya koyulur.

Kral ertesi günü yandığında candan bakar. İki şahin mühteşem  bir şekilde uçtüğünu görür, gözlerine inanamaz.

Koşar eğiticşnşn yanına gider v sorar.-” nasıl başardın bunu?” en az 10 eğitici geldi başaramadı.

Şahin eğitici cevap verir:” Çok basit Kralım.Sadece kuşun üzüerinde durduğu dalı kestim...”

*** İnsanız “Bazen güvenlik alanlarımızın dışına çıkmadığımız için istediğimiz yönde bir değişim, gelişim, dönüşüm gerçekleştiremeyiz. Böyle durumlarda rahatlık alanlarımızın dışına çıkmak için kendi tutuculuğumuzu aşmak gerekir.

***”SENİN AŞMAYA CESARET EDEMEDİĞİN RİSKLERİ ALANLAR, SENİN YAŞAMAK İSTEDİĞİN HAYATI YAŞAR...” Sokrates üstadın böyle diyor * İ D U R A K İ *,

“Ekinler ekiliyor, kökünden sökülüyor...” söylenlerimizdeki bu kin, nefret, ayrımcılık, ikilik, iteleme ve öteleme gerçekten hiç çekilmiyor dostlarım.

ŞEN VE ESEN KALINIZ, CAN DOSTLAR...