Balıkesir’den farklı deprem faylarının geçtiğini belirten Doç.

Balıkesir’den farklı deprem faylarının geçtiğini belirten Doç. Dr. Haluk Selim depremsellik açısından Balıkesir’in üç bölgeye ayrılarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Balıkesir’de daha önce bir çok deprem fayı üzerinde çalışma yaptığını ve bölgeye hakim olduğunu söyleyen Doç. Dr. Selim, Balıkesir’in her yerinin aynı kaya kütlesine sahip olmadığını bu nedenle Balıkesir’i bölgelere ayırarak deprem çalışması ve hazırlıkların yapılması gerektiğini bildirdi. Balıkesir’in yapı stoğunun çok kötü olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Haluk Selim, ada bazlı kentsel dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
'Balıkesir’i üç bölgeye ayırmak lazım'
İstanbul Ticaret Üniversitesi Gayrimenkul Geliştirme, Kentsel Dönüşüm ve Planlama Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Haluk Selim yaptığı açıklamada, 'Balıkesir 1. derece deprem bölgesi asla değil. 1990’lı yıllarda yapılmış olan kategorizeyle yanlış bir klasik deyiş. Neden değil? Depremsellik açısından Balıkesir’i üç bölgeye ayırmak gerekir. Birinci bölgede Kuzey Anadolu fay hâkimiyeti var, 3 buçuk milyon yıldır burada deprem meydana getiriyor, burada göller oluşmuş Manyas Gölü tektonik bir göl. Bu fayın güney kolu Gönen’den güneybatıya dönüyor, Bandırma’ya kadar bu bölgeye hâkim. (Bandırma, Gönen, Manyas ve çevresi)İkinci bölgeye geldiğimizde burada farklı bir dünya var. Bu körfezin açılımı tamamen faylardan kaynaklanıyor. (Edremit ve çevresi). Üçüncü bölge Balıkesir merkez' dedi.
'Balıkesir 1. Derece Deprem Bölgesi değil'
Balıkesir’in 1’nci derece deprem deprem bölgesi olmadığını belirten Doç. Dr. Haluk Selim, 'Balıkesir merkezde olan depremlerin büyüklükleri 5 ve 6, ikinci bölge 6 ve 6,5 üçüncü bölge 6 ve 7’nin üzerinde. Tabii ki birinci bölge, sonra ikinci bölge sonra üçüncü bölge. O yüzden buraya birinci derece lafı çok yanlış. İkinci bölge en tehlikeli bölge. Hasanboğuldu’nun olduğu yerde hem soğuk sular var hem de Güre’ye kadar sıcak su çıkışları var. Sıcak suyun oldu yerde mutlaka aktif fay var demektir. 4.6’lık depremin olduğu lokasyona bakıldığında Akçaköy’den Bayat Köyü’ne doğru yaklaşık doğu batı doğrultulu bir doğrultu atılım fay olduğu görülüyor. Genellikle öncü şoklar aynı; Manyas’ta, Burdur’da daha birçok yer sayabilirim, öncü şoklar 5 ve üzerinde olur. Örnek vereyim o zaman 5.8 Sapanca depremi arkasından bir gün sonra Düzce depremi 7.2. Artçıları ilk gelen şoktan daha düşük oluyor genellikle. 4. bir deprem olduysa 3.9, 3.8, 3.7, 2.7, 1.7 bitmiştir evlere girebilirsiniz. Deprem 5’in üzerinde gerçekleşiyorsa öncü olma ihtimali yüksek oluyor, beklemek gerekir lokasyon önemli, fay izleme önemli' ifadelerini kullandı.
'Ada bazlı kentsel dönüşüm şart'
Balıkesir’deki yapı stoğunun tehlike arz ettiğini söyleyen Doç. Dr. Haluk Selim, 'Balıkesir’in her yeri aynı kaya kütlesine sahip değil. Balıkesir merkezin kuzeybatısı volkanik kayalardan oluşuyor yani sağlam. Merkezin güneyi Çayırhisar ve güneye kadar olan kısım son depremin doğduğu yerler tamamen alüvyon maalesef bu depremselliğini artıyor. 4 katın 5 katın üzerinde bina olmaması gerekiyor buralarda beni asıl düşündüren eski binalar. Çevrede, merkezde çok eski yapılar var beni en çok düşündüren de bunlar. Edremit ve çevresinde de 8 katlı evler görüyorum o zemine bu kadar yüksek katlı yapılar yapılmamalı. Bandırma, Gönen, Manyas yapısı rezalet durum facia. Bu bölgelerde maalesef alüvyon çok kötü. Edremit’te 6 buçuğun üzerinde bir deprem olursa alüvyon zeminde sıvılaşma olur, kaya zemin için aynısını söyleyemem. BALTOK evleri kayalık, sağlam zemin üzerinde duruyor, gidip özellikle şev stabilitesi de mükemmel yapılmış. Balıkesir’in merkezinde birçok yapı stoğunda mühendislik hizmeti almamış evler var. Kentsel dönüşüm ve planlama çok acilen başlatılarak yürütülmeli. Zemin sağlam yeni yerleşim alanları belirlenmeli. Kaya ortamları yeniden imarı açıp Balıkesir’i böyle şekillendirmek gerekiyor. Daha modern bir hale gelir daha da güzelleşir. Mühendislik yapılarında iyileştirme, onarım güçlendirme çalışmaları mevcut binalarda yapılması lazım' diye konuştu.