‘Yabancı Sermaye Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1954 ilkbaharında CHP Genel Başkanı İsmet İnönü iktidarı yabancılara satmakla suçluyordu. Çimento fabrikaları israf sayılıyor, şeker fabrikalarının yapıldığı alanlarda pancar yetiştirilemeyeceği iddia ediliyor dolayısıyla bu fabrikaların atıl kalacağı söyleniyordu. Barajlar ve elektrik santralleri de bu eleştirilerden nasibini alıyor, muhalefet sözcüleri üretilecek elektriğin kullanım alanının bulunamayacağını ve önemli bölümünün toprağa verileceğini iddia ediyorlardı.’ Tanıdık geliyor mu sizlere de bu söylenen sözler, yapılan eleştiriler?

‘Menderes-Bayar yönetimindeki DP iktidarı, bir yandan muhalefetle, diğer yandan parti içinde ortaya çıkan problemlerle uğraşıyor, öte yandan ekonomik zorlukların etkisi altında bunalıyordu. Siyasî tansiyonun yükselmesinin tümüyle kendi aleyhlerine olacağını, CHP’nin strateji olarak ortamın gerilmesini özellikle istediğini fark edemediler. Bu psikolojinin sonucu başta basınla ilgili yasalar olmak üzere demokratik düzenin işlemesini önemli ölçüde engelleyen birçok yasa arka arkaya yürürlüğe girdi.’ Yorumu sizlere bırakıyorum! Tarihte bir kronoloji sıralamasıyla yazıma bir son vermek istiyorum.

1767 - İngiliz Hükümeti'nin ithal çaya vergi koyması üzerine, Amerikan Bağımsızlık Savaşı başladı.

1796 – Edward Jenner, ilk çiçek aşısını uyguladı.

1811 – Paraguay, İspanya’dan bağımsızlığını kazandı.

1919 - İzmirli yurtseverler, gece Yahudi Mezarlığında toplanarak, Reddi İlhak ilkesini kabul etti.

1950 - 27 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı son buldu. Demokrat Parti, yüzde 53 oyla tek başına iktidara geldi. Türkiye'de tek parti dönemi sona erdi.