. CHP Balıkesir İl Başkanlığı, 2 Ocak Perşembe günü Balıkesir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, Kanal İstanbul Projesi ÇED raporu ile ilgili itiraz dilekçesi sunacak. Kanal İstanbul Projesiyle ilgili bir açıklama yapan CHP İl Başkanı Serkan Sarı, projeyle ülkenin kaynaklarının peşkeş çekildiğini söyledi.


CHP Balıkesir İl Başkanlığı, 2 Ocak Perşembe günü Balıkesir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, Kanal İstanbul Projesi ÇED raporu ile ilgili itiraz dilekçesi sunacak. Kanal İstanbul Projesiyle ilgili bir açıklama yapan CHP İl Başkanı Serkan Sarı, projeyle ülkenin kaynaklarının peşkeş çekildiğini söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı, Kanal İstanbul projesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Kanal İstanbul projesinin Türkiye’yi bitirme projesi olduğunu ifade eden Sarı, ülkenin kaynaklarının birilerine peşkeş çekileceğini iddia ederek, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi vereceklerini belirtti.

“BALIKESİR’DEN İTİRAZ EDİYORUZ”
Kanal projesinin İstanbul’un doğal kaynaklarını bitireceğini iddia eden Sarı, “ Kanal İstanbul projesi ayrıntılı şekilde itirazlar getiriliyor ve bizde Balıkesir’den itirazımızı ortaya koyuyoruz. Bu proje İstanbul’da ancak Balıkesir’in doğaya, canlıya saygısı olan vatandaşları olarak bu ülkenin her bir köşesine sahip çıkacağız. İstanbul’da yapılan projenin başı sonu kime hizmet ettiği belli olmayan bir projedir. İstanbul, 80 milyonluk ülkemizin 20 milyon insanın yaşadığı çok önemli bir kent. Buradaki su kaynakları Terkos Gölü, Sazlıdere Barajı gibi İstanbul’a su sağlayan önemli kaynakları işlevsiz hale getirecek anlamsız yersiz bir projedir” dedi. 

SARI: “23 MİLYON METREKARE ORMAN YOK OLMAKLA YÜZ YÜZE”
Kanal İstanbul projesinin yap-işlet-devret modeliyle yapılacak olmasının vatandaşa maddi yük bindireceğini kaydeden CHP İl Başkanı Serkan Sarı, “ Maddi yük olarak bakarsak 70-80 milyar lira bir bütçenin aktarılacak projenin yap-işlet-devret modeliyle yapılacağı konuşuluyor. Yap-işlet-devret modeliyle yapılan diğer projeleri gördük. Hiç para ödemediğimiz yollar, tüneller Balıkesirli vatandaşların sırtına yüklenmiş şekilde. Devletin verdiği garantilerle, çocukların geleceği başı sonu belli olmayan projelerde hepimizin kaynakları yok ediliyor. Sadece maddi kaynaklarımız değil, doğal kaynaklarımız, ormanlarımız, su kaynaklarımız, tarım kaynaklarımız, tarihi değerlerimiz heba ediliyor. Bu bir kanal projesi değildir bu Türkiye’yi bitirme projesidir. Bugün kanal açarak bir gelecek hayal edenler yerine keşke o alanlarda tarıma öncelik vererek, çiftçiyi kalkındırmayı hedefleyerek bir proje yapılsaydı daha iyi olurdu. Önümde bazı rakamlar var; 23 milyon metrekare orman alanı yok olmakla yüz yüze. Aşağı yukarı 136 milyon metrekare tarım alanı İstanbul’da yok olmakla karşı karşıya. 200 binden fazla ağacın kesileceği yönünde raporlar konuşulmakta. Yap-işlet-devret modeliyle devletin üzerine yük binmeyeceğini söyleyenler devletin tüm imkanlarını buraya aktaracak. Bugün çok daha küçük bir miktarda olan tank palet fabrikamız Katarlılara satılmış durumda. Şayet böyle kaynağımız varsa kendi üretimimizi ayakta tutmalıyız. Bu ülkenin kaynakları çocuklarımızın geleceğini düşünmeyen kişiler tarafından birilerine peşkeş çekilmektedir. Eğer bizim böyle bir kaynağımız varsa EYT’lilerin hakkını ödeyelim. Asgari ücrette 3 kuruşa razı olan işçi ve emekçilerin hakkına sahip çıkalım. Ekonomik buhran içerisinde esnafımızın, üreticimize aktaralım. Köprü yaparak, yol yaparak, kanal açarak değil bu ülkenin değerli beyinlerini eğiterek bu ülkenin kalkınmasına sahip çıkabiliriz” dedi.

2 OCAK’TA İTİRAZ EDECEKLER
Kanal İstanbul projesinin Montrö Antlaşmasını geçersiz kılacağını belirten Sarı, “ İstanbul kanalında tıkanık var dediler. Doğru mu? Değil. 2017 yılında 42 bin gemi geçerken, 2018 yılında 41 bin, 2019 yılında da 30 bin civarında gemi geçişi var. Gemi yoğunluk artması bir yana her geçen yıl azalmış. Şu an İstanbul Boğazı’nın en dar yeri 700 metre yapılacak kanal 150 metre olacak. Sadece belli bir çevreye hizmet etmek için planlanmış bir projedir. Bugün ticari gemilerin bu kanalı kullanacağı söyleniyor ancak bu da gerçekçi değil.  Bu kanalı yaparak boğazımızı koruyan Montrö antlaşması hiç edilecek. Oraya girecek gemiler 15 bin tondan daha büyük olamayacak. Maksimum bir ülke 9 gemi bulundurabilecek ve 21 günden fazla bu gemiler Karadeniz’de bulunamayacak. Eğer o kanal açılırsa bu gemilerin Karadeniz’e geçişinin önü açılmış olacak. ÇED süreciyle ilgili Balıkesir’in tüm doğaya, yaşama duyarlı vatandaşlarını bu projeye karara itirazda bulunmaya davet ediyorum. 2 Ocak’ta İl Çevre ve Şehircilik İ Müdürlüğünün önünde bu dilekçelerimizi vermeye davet ediyorum” dedi.

AHMET AKIN: “İSTANBUL HALKI AK PARTİ’NİN PROJELERİNİ İSTEMEDİĞİNİ 23 HAZİRANDA SÖYLEDİ”
Daha sonra konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, kamuoyunun projeye karşı olduğunu belirtirken, referandum teklifinde bulundu. Akın; “Türkiye’nin genelinde Kanal İstanbul projesinin bir yıkım projesi olduğundan itirazlar çığ gibi büyüyor. Kanal İstanbul projesinin yapılacağı bölgede mülkiyet değişiklerinin araştırılmasıyla ilgili bir soru önergesi verdim Meclis’e. O bölgedeki mülkiyetler kimlerin eline geçmiştir? Kimler proje açıklanmadan önce oradan mülkiyet almıştır? Bununla ilgili araştırma teklifi verdik. 23 Haziran tarihinde zaten İstanbul halkının desteğini alamadılar. İstanbul halkı bunları başta çürüttü. 23 Haziran’da biz sizin projelerinizi istemiyoruz dedi ve Ekrem başkana yetki verdi. Bir referandum yapılır, bilim adamları çıkar proje hakkında konuşur. Ben bu projenin olacağını düşünmüyorum. Halka karşı hiçbir şey yapılamaz. Büyük oranda da bu projeye karşı bir kamuoyu var” dedi.

Toplantıya CHP Milletvekili Ahmet Akın, Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Şehirli, Karesi İlçe Başkanı Dilek Yalçın ve partililer katıldı. İLKAN TOPRAK