.

Yaşamı kavramak, anlamak için, konuşmalarımızda kullandığımız sözcüklerin, anlamlarını kavramak; yaşamımızı, insanlarla barış, dostluk içinde yaşamanın, birlik- dayanışma içinde, iş üretmenin hazzını yaşarsınız.

        ANLAMIN, ANLAMI NE DEMEKTİR?

         Benim canım TATLI istedi.  Cümlesindeki “TATLI” sözcüğünün derin bir anlamı vardır. Yuvarlak, geniş anlamlı bir sözcüktür.

        Sözgelimi; bal tatlı, baklava tatlı, şeker tatlı, üzüm tatlı, muz tatlı, süt tatlı, ekmek tatlı, yaşam tatlı, muhabbet tatlı, sevgi, aşk, başarı,  maddi ve manevi zenginlikler tatlıdır. Canınız tatlı istedi. Siz hangi tatlıyı istediniz ki? Kapalı bir söylem.

        Benim canım ŞEKER istedi,  cümlesindeki; ŞEKER:  Pancar şekeri mi? Mısır şekeri mi? Süt şekeri(LAKTOZ) m? Buğday(NİŞASTA)mi? Meyve şekeri (FRÜKTOZ) mu istediğiniz belli değil?

        “ŞEKER” SÖZ, GELİŞİ GÜZEL KONUŞMALARIMIZDA kullandığımız bir tanımdır.

        ŞEKER: KARBON©, HİDROJEN(H), OKSİJEN(O) den oluşan bileşik bir besinin adı. CHO olarak kimyasaldır. Karbon, hidrojen, oksijen sayılarına göre isimler alır.

        Yaşamın, enerji kaynağımızdır. Halkın yaşamının sağlıklı bir şekilde  yaşamının sürmesi için temel tüketim maddesi, olan şekerin doğal kaynaklardan üretilmesi sağlığımızı doğrudan ilgilendiren; karbonik bileşiktir.

        BUĞDAY BAŞAĞI,   SAPI, SAMANI, KEPEĞİ, UNU, SOĞANIN, ÜZÜMÜN VE DİĞER BESİNLERİN İNSAN ZEKASINA VE GÜCÜNE GÜÇ KATTIĞI, UYGARLIKLAR YARATTIĞINI OKUYOR VE GÖRÜYORUZ.

        İNSAN BEYNİNİN TEMEL BESİNİ ŞEKER. ŞEKERİ akıllı KULLNAMAYAN BEYİNLER; UNUTKANLIK, HAFIZA KAYBI VE DİĞER METABOLİTİK BOZUKLUKLAR YAŞARLAR.

        ANLAMIN, ANLAMI: Ne söylediğini ve yazığını bilmek. Kimden ne istediğini belirtmek gerekir. Ağzından çıkanı, kulağının işitip, beyninde işlendikten sonra hal ve hareket olarak(olumlu-olumsuz) çevremize yansı(akis) mızdır

        FİRGYA, ANADOLU UYGARLIKLARI İÇİNDE; TARIMA VE ÇİFTÇİLİĞE, TOPRAĞA ÇOK DEĞER VEREN BİR ANADOLU UYGARLIĞIDIR.

        SÖZ GELİMİ: Öküz dövenin, saban, boyunduruk kıranın cezası ölüm olarak tespit edilmiş.

Sürülmüş, ekilmiş tarlaya basmanın cezası, 9 şikel gümüştür.

 “1 şikel” 180 adet buğday ağırlığı.(40 yıl öncesi  İlkokul Sosyal Bilgler kitaplarından... döneme ait kil tabletleri okunmasından.)

        Şimdi kendinizle barışınız. Sokaklarda ki çöp tenekelerinin ve lokantalarda, bir ısırıkla bırakılan ekmek dilimleri ve kuru ekmeklerin sebil oluşunu gördüğümde, içim burkulur.

Dünyanın öbür yüzünde insanlar açlık, sefalet ve doğal afetlerle savaşırken, bizlerin, kazanılmış zenginliklerimizin anlam ve önemini kavrayamayan beyinlere, çok şeker yüklemek gerekir.

        Bu yaşanır ülkemizi, bize bırakanları, karalamakta, küçümsemekte, aşağılamak için üretilen yalanlara RAAM olup(İNANIP) suyun akışına kürek çekenlere, ancak YUH OLSUN denir.

        “LAİK, DEMOKRATİK, İNSAN HAKLARINA DAYALI, SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’MİZİN, Ortadoğuda  kalmasına katlanamayan, dünya egemen güçleri, genç insan gücü ve  bilimsel, teknolojik gelişmeler içindeki ülkemize katlanamamaktadır.

        Başka bir söylemle;

        Çiftçi isen çiftçi kal. Amele isen amele kal, senin neyine gerek Ortadoğu barışına karışma, barışı kurmak ve yaşatmak bizim hakkımız diyerek ağababalık, ağabeylik, dayılık, sam amcalıklar, yapmaktalar.

        VE ŞİMDİ * İ D U R A K İ * İYİ BELLEYESİN...

        Gelişen, ilerleyen bir TÜRKİYE, Ortadoğuda büyük güç oluşturması tehlikedir diyen evrensel egemen güçler; Böl, parçala, yönet. Ancak bu şekilde başarılı olunur diyorlar.

        ANADOLU SÖZÜYLE.

BUĞDAY BAŞAK VERİNCE, ORAK KIYMETLENİR.”

        “BORÇ, KÖLELİĞİN BAŞLANGICIDIR.”VİCTOR HUGO