Bu gün 26 ağustos 2018, 1922 yılının 26 Ağustosu sabahı “Ordular!.. İlk hedefiniz,  Ak Denizdir. İLERİ!..” emrini alan tür ordusu işgalci güçleri yurdumuzdan söküp atmak için, ilk adımının atıldığı kutlu günlerden kutlu  bir gün.

        Türk tarihinde bu ay, zaferler ayı olarak tanımlanır. Bu bağlamda, toplum olarak sevinç ve sağlıkların, zafer şenliklerinin kurtuluş günleri ile  kutlu bir aydır.Bu yıl Kurban bayramının ertesin de;   yaşanacak olan “Zafer Haftası “ toplumsal gururumuzun zirveye ulaştığı güzel günlerdir.

        Ağustos ayı,  Anadolu coğrafyasında;  harman sonu eğlenceleri ve tarla günlerinin yaşandığı sevinçli günlerdir. Vatandaş ürünlerini toplayıp, ambara koyar, bir yıllık çalışmanın ödülünü boynuna takar, koynuna saklar…

        ANCAK; “KOCATEPE”’YE ÇIKAN YOLLAR

        Kocatepe’nin başı dumanlı, gönlü hoş değildir, yüreği yanık, Aklı dolanık, yüzü kararık, gözü kararık, yana düşmüş kolları.

        Dolanı, dolanı çıkılır, uzun ince, dar, uçurum yolları.

Eşkiyalar kesmiş tüm  Anadolu yollarını. “Bin cefalar çeksem de…” almam üstüme; eşkiyanın, yalancının, hırsızın, yalakanın, işbirlikçi çıkar çetelerinin sözünü.

        Kocatepe’den bakar Afyon ovasına; kararlı biçimde ova toprağına bakar.Toprak  altında gezinir köstebekler, yılanlar, çıyanlar, akrep ve her türlü ısırgan ve zehirli kemirgenler. Üstüne yürüdüler, bağımsızlık ve özgürlük savaşçıları.

        Kocatepe; aymazların, uyanmazların, uyur gezerlerin, görüp te görmezlerin, duyup ta duymazların hayınların, yobazların yobazlığından,… kocalığından efkarlanır, utanır. Yıkılsın bağım, bahçem, parçalansın taşım toprağım başımdaki kara sevdaya diyerek içlenir.

        Koca tepelerin kocalığını, kocaman kocaman adamların anlamazlar. Koca koca çıkarlarına hizmet etmemeli insan. Tüm düşmanların hilelerini seyrederken kocalaştı, yükseldi, kendini her türlü mendakka dükkanın dışında kalmak için, başını gökyüzünün aydınlığına kaldırdı.

        Kocatepe’nin etekleri çaltı, pıtırak, ardıç, böğürtlen(kür) dikenleridir yol boyunca. Aklı olanın aklını, çalmış cennet ve cehennem pazarlamacıları. Her türlü tuzak, sinsi bakışlarda gizli düşünceler. Afyon Ovası bozkırlara dönmüs, sararmış otları, gölgeye çekilmiş itleri.

Göz alabildiğine başak sarısı kırlar, bayırlar; içinde Anadolu aslanlarını saklar.

        Kocapete’yi unutanlara hatırlatmakta yarar var. Kocatepe”nin yollarlı büklüm büklüm, eğim eğim, yükselir zirveye, uçurumlar içinden geçerek, uzakalara bakarak yürür at sırtında, dürbünü boynunda, geleceğe bakan; Mavi Gözlü Dev. Umut dolu, sevda dolu yolda, yılmak, yıkılmak, yanılmak yok ” Milletin Azim ve kararına “ gönül vermiş, gönül erleriyle  destekli. Kendini; Ulusun, Bağımsızlık ve Özgürlüğüne adamışlar ordusudur arkasında.

 “Kocatepe’den uçuverecek olan uzun ince bacaklarıyla Afyon Ovasına atlayıverecek  sanırsın…”    “Siyah Kalpaklı Adam’ı…”           

        Yanmış, yıklımış Anadolu’un göz yaşını, Kocatepe’nin eteklerinde akan dereciklere sorununuz. Aklını,  cennet ve cehennem pazarında pazarlayanlar bilemezler.  Acımasız dünyada kimse senin göz yaşına bakmaz.

7 düvelin üzerine saldığı vahşet tüccarlarının sermayeleri kandır, göz yaşıdır, yokluk, yoksulluktur. Her atılan kurşundan alırlar zenginlik paylarını.

Kocatepe’nin kocalığı, bilgeliği, ermişliği, erenliğindendir. Nice acılar, yanık türküler dinlemiştir,  buz gibi esen acı poyrazlarlarda. Nice hayınlıklara tanık olmuştur ömrünce.

Yaşadığı tüm haksızlıklara boyun eğmemiştir, kendi gücünce. Ulusun varlığı, milletin huzur ve refahı tehlikeye girince dik durmuştur düşman karşısında “siyah kalpaklı Adam” .*İ D U R A K İ *  bunu iyi belleyesin.

        O GÜN,  DEV GİBİ BİR ORDUYYU YENDİK.

Anadolu kahramanlarının dilinde bir türküdür, dillerince kendilerince; “Eymeli  yavrum eymeli, fistan yere deymeli, yiğit olan yiğitin sevdiği dünyalara deymeli…”,

        Böyle bir, sevda ile koşanların dergahıdır “KOCATEPE”