TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan, İran’ın Hoy kentinden meydana gelen ve Van’ın ilçelerinde de hasarlara ve 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan depremin ardından Türkiye’deki aktif fay hatları konusunu yeniden gündeme taşıdı.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan, İran’ın Hoy kentinden meydana gelen ve Van’ın ilçelerinde de hasarlara ve 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan depremin ardından Türkiye’deki aktif fay hatları konusunu yeniden gündeme taşıdı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan aktif fay hatlarının üzerine bina inşa edilmesinin yasaklanması gerektiğini ifade ederek, 'Türkiye, tektonik konumu sebebiyle depremsellik açısından değerlendirildiğinde dünyanın en aktif ülkelerinden birisidir. Meydana gelen son depremlerle Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu, maalesef acı bir şekilde gördük. Sivrice-Elazığ depremi, Manisa-Akhisar depremi ve Van-Başkale’de meydana gelen depremler göstermektedir ki, en çok ölüm ve hasar doğrudan fay zonları ve hatları üzerinde kurulan yerleşim birimlerinde ve mühendislik hizmeti almamış binalarda meydana gelmektedir. Türkiye-İran sınırında, 5,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi ve bu deprem Van-Başkale’yi de etkiledi. Van’ın Başkale ilçesine bağlı özellikle kırsal mahallelerdeki konutlarda yıkıma, ağır hasarların oluşmasına ve 10 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Özellikle yerleşim alanı fay hattının tam üzerinde olan Özpınar Mahallesi’nde çok büyük hasar oluştu. Bu deprem Arabistan Levhasının kuzeye doğru hareketi ile Anadolu Levhasını sıkıştırması sonucu oluşmuştur' dedi.

'5.5 üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip 500 civarında diri fay var'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aysun Aykan, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan diri fay haritasına göre 5.5’in üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip 500 civarında diri fay olduğunun bilindiğini ifade ederek, 'Diri fay haritasına baktığımız zaman Türkiye’nin güneydoğusunda Başkale fay zonu bulunuyor, kuzeydoğuya doğru devam eden ve İran içine giren bu fay zonu yaklaşık 55-60 kilometre uzunluktadır ve deprem bu fayın kuzey ucunda oldu. Bu bölgede büyük depremlere neden olacak faylar var ve bunlar üzerinde büyük depremler oldu. Van fayında 2011 tarihinde büyük deprem meydana gelmişti. 2012 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan diri fay haritasına bakıldığında 5,5 üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip 500 civarında diri fay olduğu bilinmektedir ve bu harita göz önüne alındığında 18 ilimiz (Balıkesir, Bursa, Yalova, Bolu, Manisa, İzmir, Aydın, Erzurum, Kahramanmaraş, Bingöl, Aksaray, Sakarya, Denizli, Hatay, Hakkari, Muğla, Eskişehir, Kütahya), 80’i aşkın ilçe, 502’yi aşkın köyümüzün doğrudan fay zonları üzerine bulunduğu, bu zonlar üzerinde 100 bini aşkın binanın yer aldığı görülmektedir. Aktif fayın üzerine bina yapılmaması gerekir. Eğer binanız doğrudan diri faya oturuyorsa, olası bir depremde, yüzey faylanması tehlikesinden dolayı; yer yüzeyinde bir deformasyon, yer değiştirme meydana gelebileceğinden, binayı ne kadar sağlam yaparsanız yapın, diri fay üzerinde ise ayakta kalma şansı yok. Fay hatları veya zonları üzerinde yer alan binalarda yaşayan vatandaşlarımız olası bir depremde öncelikli olarak etkilenecektir. Bunların hepsinde aynı anda tabii ki deprem olmayacak fakat, sırası geldiği zaman depremler olacak; istatistiksel olarak her 7 yılda bir ülkemizde büyük bir deprem olduğunu da göz önünde bulundurduğumuz zaman, buralarda hızlı bir şekilde kentsel dönüşüm başlatmamız gerekiyor. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi yani kentsel dönüşüm kanunu, buralarda uygulanmalı. Diri fay zonları üzerine bina inşa edilmesi yasaklanmalıdır' diye konuştu.