Rahmetli Menderes’in annesinin nüfusa kayıtlı olduğu yer Aydın ilimizin Aydınlı (Germencik) ilçesi olarak belirtildiği ve de Aydın Milletvekili olduğu için konu başlığımızı da Aydınlı’m olarak seçtik. Gelin geçen haftadan kalan konumuza devam edelim.

“Sen bunları bir layiha halinde ver” direktiflerine karşı layihasını (rapor) hazırlayıp arz etmişti Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya. Arz ettiği rapor doğrultusunda şimdi millete hizmet zamanıydı ve bu fırsatı bir kere yakalamıştı Menderes. Layiha (rapor) doğrultusunda köylere şeker, sigara, radyo, ayakkabı gibi herkese gerekli olan daha pek çok şeyi ulaştıran, kırsal kesimi elektriğe kavuşturmanın yanında şehir ve kasabaları yollarla birbirine bağlayarak dışarıya açılmayı başlatmıştır. Tarımı makineleştirmeye başlamış, yollar ve barajlarla topyekûn büyük bir kalkınma hamlesi elde edilmiş, Türk milletini yıllardır uyutan “Bir lokma bir hırka” felsefesine son verilmiş, Türk insanı dünya nimetlerinden faydalanmaya başlamıştır.

Yönetenler ile yönetilenler (ağalar ile marabalar) arasındaki bin yıllık duvar engeli yıkılmış, bir nahiye müdürünün huzura çıkmak için günlerce bekleyen halk, aralarına karışan milletin vekilleri ile bakanlar ve vali ile belediye başkanlarıyla vb. kolayca görüşebilmek imkânını yakalamıştır. Böylece Devri Osmanî’de 18. yüzyıl ortalarında Mustafa Reşit Paşa’nın kurduğu “Tanzimat Bürokrasisi” otorite ve saltanatını yavaş yavaş kaybetmiştir. Halkın yaşam koşulları günden güne iyiye giderken “Kamu Bürokrasisi” ve her şey bizden sorulmalı ve de ülkede bizden habersiz hiçbir şey olmamalı diyen “Askeri Vesayet” kalkınmanın getirdiği enflasyonla baş edememiş, imparatorluktan gelen zengin bürokrat vesayeti sisteminin yerini, nasıl geçineceğini bilmeyen yüksek memurlar ile askeri erkân almıştır.

Böyle bir gelişim ile pasta paylaşımı değişimi bütünüyle bürokrasiyi Menderes ve iktidarın karşısına dikmiş, bürokrasi eski ulufe tipi kazanımlarını tekrar geri alabilmek için muhalefet partisiyle gizli ve giderek de açıktan kol kola girmeye ve kazan kaldırmaya başlamıştır. Ayakkabısız asker ile kırık iskemlede oturan askeri erkân ve bürokrat kalmamıştır ama sivil ve üniformalı bürokrat, kalkınmadan şahsen sonsuz veya istediği kadar payını alamamıştır. İşçi kesimi ile köylünün yaşam koşullarının giderek düzelmesi yanında bürokratınkinin yani ağa babalarının gelirinin fazla artmaması ile eskiden çok aldıklarının yerinde sayıyor olması, ülkemizdeki huzursuzluk kaynaklarından biri olarak gösterilmiştir. Ulusal dengeleri sağlamak için bireysel dengeler bozulabilir. Çünkü Gazi Mustafa Kemal: “Ulusal çıkarların önemli olduğu yerde, bireysel menfaatlerden söz edilemez!” direktifi bu gün bile hem milli ve ulusal, hem de uluslar arası arenada güncellik ile geçerliliğini hala korumaktadır.

Diğer taraftan muhalefet (günümüzde de hala olduğu gibi), batı demokrasilerindeki muhalefet gibi davranmamış, iktidarı tenkit edip düzeltmeye ve daha verimli çalışması için zorlayacağına, tahrik ile tahrip edip yıkmaya çalışmış; kalkınma ile gelişme ve değişime akıl erdirememiş, tüm memnuniyetsizleri çevresinde toplamaya gayret etmiştir. Muhalefet, Menderes’in hiçbir icraatını beğenmemiş, iktidarın tek icraatının bile olumlu ile iyi ve hayırlı olduğunu söylemeyi parti üyeleri için en büyük ihanet saymışlardır. Muhalefetin hırçınlığı, Menderes’in ve de özellikle iktidar mensuplarının soğukkanlılığını bozmuş ve onları da yapılmaması gereken veya yapılmasaydı daha iyi olurdu dedirtecek davranışlara bilinçsiz olarak sürüklemiştir diye düşünüyorum.