Balıkesirspor’da Cihat Arslan dönemi resmen başladı..

 

Teknik patron belirleme sürecinde Balıkesirspor Kulüp Başkanı Ümit Arslan, Asbaşkan Rıza Tekin ve Futbol Şube Sorunlusu İlhan Eker ile gazetecilik mesleğimden dolayı uzun uzuna görüşmelerim oldu.

Süreci yakından takip eden birisi olarak doğru bir karar verdiklerini söyleyebilirim.

Yönetim 6 hocayla görüştü.

Takıma gelmek isteyen hoca sayısı ise 15.

Ümit Arslan ile ilk görüşmemizde “Telefonlarım susmuyor İlkan, araya girenlerin isimlerini versem ağlar mısın, güler misin karar senin” dedi.

Cihat Arslan meselesine gelecek olursak.

En basitinden başlayarak değerlendirecek olursak teknik direktörlük belgesi var.

Türkiye şartlarında belgesi olmayan da çalıştırıcılık yapıyor bu normal bir şeymiş gibi görünse de bence doğru değil.

Ehliyeti olmayana araba vermeye benziyor.

Maden iyi bir antrenör niye belgesi yok.

Süreç içinde Başkan Arslan’ın şu sözleri hala aklımda “Konuştuğumuz hocalar içinde oyuncuları tanımayan teknik direktörler var.”

Yani Balıkesirspor’u çalıştırması için getireceğimiz teknik adam daha oyuncuları tanımadığı gibi isimlerini bilmiyor.

Daha sonra yerli hoca tartışmaları başladı.

Bir çalıştırıcı arkadaşı, çalıştırıcı diyorum çünkü teknik direktörlük belgesi yok sadece Balıkesirli diye yönetimden birkaç isim ısrar ediyor.

Oysa Cihat hocada Balıkesirli.

Halis mulis.

Kendisi Gömeç’li.

FETÖ bağlantıları var diye eleştirenler de var.

Onlara da adaletteki yargı süreci ile ilgili bir iki bilgi vereyim.

Her hangi biri ne suçtan olursa olsun bu adam öldürme de dahil mahkeme bitmeden onu infaz etmek hakim dışında kimseye düşmez.

Eğer yargılama sonucu suçsuz bulunur beraat ederse zaden üstüne atfedilen suçları işlememiş olur.

Yani birisi sadece mahkemeye düştü diye, yargılanıyor demek o suçu işledi anlamına gelmiyor.

Eğer yargı sonucunda suçlu bulunursa evet ancak o zaman bu suçu işlemiş diyebiliriz.

Ama dava süreci devam ederken “bu suçlu demek” son derece yanlış.

Kaldı ki Cihat hocanın durumunda ne süreci bilen var ne de sonucunu.

Atıp tutanlar yargılanıp yargılanmadığından bile bihaber.

Artı adam dersine çalışmış.

Kim nerde hangi pozisyonda oynuyor biliyor.

Kariyeri ortada.

“Ama bizi bırakıp kaçtı” diyenler de var.

Yahu empati yapamayan değerli arkadaşım sana da daha iyi kariyer daha iyi maaş teklif edilse arkana bakmadan gidersin.

Adam ilk geldiği gün söyledi.

“Kariyerimi Süper Lig’de sürdürmek istiyorum” diye.

Sana mı soracaktı gideyim mi kalayım mı diye.

Kendince ve eminim ki ekibi ve ailesince bu konuyu enine boyuna düşünde ve ayrılma kararı aldı.

Kaldı ki ayrıldığı güne kadar başarılı bir de yönetim sergiledi.

Hiç kimse kusura bakmasın.

Antihemşehricilik (yönetimde kayırmacı uygulama) yapmaya gerek yok.

Koca şehri Balıkesirli müdür, amir yönetsin diye diye şehir zaten bir adım öteye gidemedi.

Varsın dışardan gelen beceremesin.

Adam zaten dışarıdan da değil, komşunun kül attığı Gömeç’li.

Zaten kimsenin Süper Lig beklentisi yok.

Bu istemezükcülük kime?

Kulüpte salgın had safhada.

Bal-Kes ligin dibine demirleyen esas rakiplerinden puan yada puanlarda alamadı.

Şimdi tepedeki rakipler ile zorlu maçlar kapıda.

Cihat Arslan işini iyi yaparsa alkışlarız, yapamazsa yönetim düşünsün.

Özetle Balıkesirspor’un yeni teknik patronu Cihat Arslan’a yeni görevinde başarılar diledim.

Allah utandırmasın.