Sayaç
Aktif Ziyaretçi 1
Dün Tekil 589
Bugün Tekil 550
Toplam Tekil 463054
IP 54.198.142.4





İnanmanıñ Çeşitli Biçimleri
2010-02-22 10:58:49

 İnanmanıñ Çeşitli Biçimleri

 

     İnanmak, insanıñ iç dünyâsı ve rızâsına bağlı bir davranıştır. Bu eylemiñ “neden”lerini ve “niçin”lerini kişiniñ kendisinden başka kimseniñ bilmesi mümkün değildir. Tamâmen insan rûhunuñ ve kişisel tercihleriñ meyletmesiyle oluşur. Bu sebeple insanlık tarihi boyunca çeşitli inanma biçimleri olmuştur. Bunlarıñ bir kısmı doğru ve isâbetli olmakla berâber, bir kısmı da yanlış ve isâbetsiz olmuştur.

 


 İnanmanıñ Çeşitli Biçimleri

 

     İnanmak, insanıñ iç dünyâsı ve rızâsına bağlı bir davranıştır. Bu eylemiñ “neden”lerini ve “niçin”lerini kişiniñ kendisinden başka kimseniñ bilmesi mümkün değildir. Tamâmen insan rûhunuñ ve kişisel tercihleriñ meyletmesiyle oluşur. Bu sebeple insanlık tarihi boyunca çeşitli inanma biçimleri olmuştur. Bunlarıñ bir kısmı doğru ve isâbetli olmakla berâber, bir kısmı da yanlış ve isâbetsiz olmuştur.

 

     İnsanı diğer tüm varlıklardan farklı yaratan Yüce Allah, ona ihtiyaç duyduğu her türlü imkânı ve fırsatı vermiştir. İlk insan Hz. Âdem ile berâber, insanıñ neye, nasıl inanacağını da öğretmiştir. Esâsen Yüce Yaratıcı, insanı hiçbir zaman bilgisiz bırakmamıştır. Çeşitli zamanlarda gerek duydukça insanlar arasından seçtiği seçkin elçiler aracılığı ile insanlara doğru inancı ve doğru yolu bildirmiştir. Zaman içerisinde insanlar, Allah’tan gelen bu doğru inanma veuygulama biçimlerini çeşitli nedenlerden dolayı ya değiştirmişler ya da kaybetmişlerdir. Böylece inanma biçimlerinde farklılıklar meydana gelmiştir.

 

Yüce Allah insanlar arasından seçtiği peyğamberlerle insanlara doğru yolu bildirmiştir.

 

     Allah Teâlâ insanoğlunuñ var olduğu zamandan beri, peyğamberler aracılığı ile insanları doğruya ve hakîkate çağırdığını Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle ifâde etmektedir:

 

      “... Her toplum/millet içinde mutlaka bir uyarıcı/elçi (peyğamber) gelip geçmiştir.” (1) 

 

     Ayrıca bir başka âyette de şöyle demektedir: “Her ümmetiñ bir peyğamberi vardır.” (2)

 

     Buna göre insanoğlu, târîhiñ hiçbir zaman dilimimde gerçek îmân ve bilgiden mahrum kalmamıştır.

 

     Ne yazık ki bu gerçeğe rağmen insanlar zaman içinde vahye dayanmayan birtakım yanlış ve sapık inançlara da kapılmışlardır.

 

     İnanç biçimleri bugüne kadar çok farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Günümüzde din alanında araştırma yapanlar genellikle dinleri İlâh (Tañrı) kavramı açısından ele alarak sınıflandırmaktadırlar. Buna göre farklı biçimlerde tezâhür eden inanma biçimlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

 

     Tek Tañrıcılık (Monoteizm), Çok Tañrıcılık (Politeizm), Gizemcilik (Gnostisizm), Bilinemezcilik (Agnostisizm), Tañrı Tanımazlık (Ateizm)... Bundan sonraki yazılarımızda bunları kısa kısa açıklamaya çalışalım.

 

[Gelecek Konu: “Tek Tañrıcılık (Monoteizm).” ] 

 

-----=o0o=-----

 

----------------------------------------------

(1)  Cüz: 22, Bölüm: 35 (Yaratan=Fâtır Sûresi), 24. âyeti, sayfası: 436.

 

veya âyetiñ bütününüñ anlamını gözönünde bulundurursak şöyle söylüyebiliriz: “Doğrusu Biz seni (ey Muhammed!) gerçekle müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Uyarıcınıñ bulunmadığı hiçbir millet yoktur.”

 

(2)  Cüz: 11, Bölüm: 10 (Yûnus Sûresi), 47. âyeti, sayfası: 213. Âyetiñ tamâmına şöyle anlam verilebilir: “Her toplumuñ bir elçisi vardır. Onlara elçileri geldiği zaman, aralarında adâletle hükmedilmiş olur ve onlara zulmedilmez.”

 

...

*

 







Yorumlar

Copyright 2009 Marmara Bölge Gazetesi


chanel online shop chanel outlet chanel online store chanel replica fake chanel bags replica chanel cheap chanel bags cheap chanel handbags